Ayakkabının ciltte oluşturduğu sürtünme ve basınç; kızarıklık, su toplaması, nasırlaşma veya açık yara ile sonuçlanabilir. Ayakkabı vurması nasıl önlenir sorusunun temel yanıtı, ayağa uygun kalıp ve numara seçmek, sürtünmeye açık bölgeleri korumak ve yeni ayakkabıyı kontrollü biçimde kullanmaya başlamaktır. Ayakkabının yalnızca uzunluğunun değil; genişliğinin, burun yapısının, topuk yüksekliğinin ve iç dikişlerinin de ayağa uygun olması gerekir.
Doğru Ayakkabı Numarası Ve Kalıbı Nasıl Seçilir?
Ayakkabının parmak ucunda yaklaşık 0,5-1 santimetre boşluk bulunmalı, ancak yürürken ayak ayakkabının içinde ileri geri hareket etmemelidir. Gereğinden küçük ayakkabılar parmaklara ve tırnaklara baskı yaparken büyük modeller topuğun sürekli kaymasına yol açabilir. İki durum da ciltte tahriş ve su toplaması riskini artırır.
Ayakkabı alışverişinin günün ilerleyen saatlerinde yapılması daha doğru bir değerlendirme sağlayabilir. Ayaklar gün içinde hafifçe şişebildiği için sabah rahat görünen bir model, akşam saatlerinde sıkmaya başlayabilir. Ayakkabı denenirken günlük kullanımda tercih edilen çorap giyilmeli ve mağaza içinde birkaç dakika yürünmelidir. Parmakların sıkışması, topuğun çıkması veya belirli bir noktada batma hissedilmesi, kalıbın uygun olmadığını gösterebilir.
İki ayağın ölçüsü arasında fark bulunuyorsa seçim büyük olan ayağa göre yapılmalıdır. Ayakkabının zamanla açılacağı düşünülerek dar bir model satın alınması ise güvenilir bir yaklaşım değildir.
Ayak Yapısına Uygun Tasarım Neden Gereklidir?
Her ayak aynı genişliğe, parmak dizilimine ve kavis yapısına sahip değildir. Taraklı ayaklarda dar burunlu modeller ön ayağı sıkıştırabilir. Başparmak çıkıntısı bulunan kişilerde sert yan yüzeyler kemiğe baskı uygulayabilir. Yüksek kavisli veya düz tabanlı ayaklarda ise ayakkabının iç desteği yük dağılımını değiştirebilir.
Ayakkabı vurması nasıl önlenir diye düşünürken sorunun yalnızca ayakkabı numarasından kaynaklanmadığı dikkate alınmalıdır. Sert topuk sayacı, kalın iç dikişler, kıvrılmış tabanlık veya ayağın biçimiyle uyuşmayan burun yapısı belirli bölgelerde yoğun basınç oluşturabilir. Ayağın ön kısmına yeterli alan bırakan, topuğu kavrayan ve yürüyüş sırasında bükülme noktasına uyum sağlayan modeller tercih edilmelidir.
Malzeme seçimi de kullanım konforunu etkiler. Ayağın hareketine sınırlı ölçüde uyum sağlayabilen ve hava dolaşımına izin veren yüzeyler, terleme ile sürtünmenin birlikte artmasını engellemeye yardımcı olur. Ancak aşırı yumuşaklık, ayakkabının ayağı yeterince sabitlememesine neden olabilir.
Sürtünmeyi Azaltmak İçin Uygulanabilecek Yöntemler
Ayakkabının temas ettiği bölgeleri önceden belirlemek, tahriş oluşmadan koruyucu önlem alınmasını sağlar. Özellikle topuk arkası, küçük parmak çevresi ve başparmak çıkıntısı dikkatle kontrol edilmelidir. Kullanılacak ürünlerin cilde uygun olması ve ayakkabının iç hacmini aşırı daraltmaması gerekir.
- Terlemeyi azaltan, dikişsiz ve ayağa uygun çoraplar sürtünmenin kontrol edilmesine yardımcı olur.
- Topuk koruyucu veya uygun pedler yalnızca baskının oluştuğu bölgeye doğru biçimde yerleştirilmelidir.
- Islanan çoraplar bekletilmeden değiştirilerek cildin yumuşayıp kolay tahriş olması önlenmelidir.
- Ayakkabının içinde kıvrılan tabanlıklar ve sertleşmiş yabancı parçalar kullanımdan önce kontrol edilmelidir.
- Tahrişin başladığı bölgeye yeniden baskı uygulanmadan önce cildin toparlanması beklenmelidir.
Yeni Ayakkabılar Kullanıma Nasıl Alıştırılmalıdır?
Yeni bir ayakkabının ilk kullanımda uzun saatler boyunca giyilmesi, ayağın aynı bölgesinin sürekli sürtünmesine neden olabilir. Ayakkabıyı ilk günlerde ev içinde veya kısa yürüyüşlerde kullanmak, baskı oluşturan noktaların erken fark edilmesini sağlar. Kullanım süresi, herhangi bir kızarıklık ya da hassasiyet gelişmiyorsa kademeli olarak artırılabilir.
Ayakkabıyı zorlayarak genişletmek, ısıya maruz bırakmak veya yapısını bozacak yöntemler uygulamak malzemede düzensiz deformasyon oluşturabilir. Böyle bir değişiklik ayağın sabitlenmesini bozarak yeni baskı noktaları meydana getirebilir. Kalıbı belirgin biçimde dar gelen bir ayakkabı için model değişikliği yapmak daha güvenli bir seçimdir.
Ayakkabı vurması nasıl önlenir sorusuna yönelik alınan tedbirler kullanım sırasında da sürdürülmelidir. Uzun yürüyüşlerden önce ayakkabının tabanı, iç yüzeyi ve bağcık ayarı kontrol edilmeli; ayağı fazla sıkan veya ayakkabı içinde kaymasına izin veren bağlama biçimlerinden kaçınılmalıdır.
Hangi Durumlarda Podolog Değerlendirmesi Gerekir?
Tekrarlayan kızarıklık, aynı bölgede sürekli su toplaması, nasır, tırnak çevresinde baskı veya yürürken ağrı yaşanması ayakkabı ile ayak yapısı arasındaki uyumsuzluğa işaret edebilir. Podolog değerlendirmesinde basıncın yoğunlaştığı bölgeler, cilt ve tırnak durumu ile kullanılan ayakkabının özellikleri birlikte incelenebilir. Böylece koruyucu bakım ve ayakkabı seçimi kişiye göre planlanabilir.
Su toplamış alanın bilinçsizce patlatılması enfeksiyon riskini yükseltebilir. Açık yara, akıntı, artan sıcaklık, yaygın kızarıklık veya şiddetli ağrı varsa sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Diyabeti, dolaşım bozukluğu ya da his kaybı bulunan kişiler küçük bir tahrişi dahi gecikmeden sağlık uzmanına göstermelidir. Bu kişilerde fark edilmeyen basınç yaraları ilerleyebileceği için ayakkabı seçimi yalnızca rahatlık hissine göre yapılmamalıdır.
Bir yanıt yazın