Ayakkabı izi ayakta neden kalır sorusunun en kısa yanıtı; ayakkabının oluşturduğu basınç, ayakta gelişen geçici şişlik ve cildin sürtünmeye verdiği tepkidir. Günün sonunda hafif bir iz görülmesi her zaman hastalık anlamına gelmez. Ancak izin uzun süre kaybolmaması, sık tekrarlaması veya ağrı, kızarıklık ve uyuşmayla birlikte ortaya çıkması değerlendirilmesi gereken bir duruma işaret edebilir.
Ayakkabı Basıncı Ve Kalıp Uyumsuzluğu
Ayağın yapısına uygun olmayan ayakkabılar, belirli bölgelerde normalden fazla basınç oluşturur. Dar burun kısmı parmakları sıkıştırırken sert kenarlar ayağın üstünde ve yanlarında çizgi biçiminde iz bırakabilir. Ayağın ayakkabı içinde öne doğru kayması da parmak uçları ile tarak bölgesindeki yükü artırır. Yanlış numara kadar ayakkabının kalıbı, malzemesi ve bağlama biçimi de iz oluşumunu etkiler.
Kısa sürede kaybolan hafif izler çoğunlukla mekanik basınca bağlıdır. Buna karşılık derinleşen, saatlerce kalan veya her kullanımda aynı noktada oluşan izler ayakkabı uyumsuzluğunu düşündürür. Sürekli baskı gören ciltte zamanla nasır, su toplaması, tahriş ya da çatlak gelişebilir. Ayakkabı izi ayakta neden kalır değerlendirilirken yalnızca numaraya değil, izin görüldüğü bölgeye ve ne kadar sürede geçtiğine de bakılmalıdır.
Ayakta Şişlik İzleri Belirginleştirebilir
Uzun süre ayakta kalmak, hareketsiz biçimde oturmak, sıcak hava, fazla tuz tüketimi ve yoğun fiziksel aktivite ayaklarda geçici şişliğe yol açabilir. Gün içinde biriken sıvı nedeniyle sabah rahat olan ayakkabı akşam saatlerinde sıkmaya başlayabilir. Ayakkabı veya çorap kenarının ciltte bıraktığı izin belirginleşmesi bu değişimle ilişkili olabilir.
Şişlik tek ayakta ortaya çıkıyorsa, giderek artıyorsa ya da dinlenmeye rağmen azalmıyorsa yalnızca ayakkabı seçimine bağlanmamalıdır. Dolaşım sorunları, damar yapısındaki değişiklikler, kullanılan bazı ilaçlar ve çeşitli sistemik hastalıklar da ödeme neden olabilir. Nefes darlığı, göğüs ağrısı, ani gelişen tek taraflı şişlik, ısı artışı veya baldır ağrısı eşlik ettiğinde gecikmeden sağlık değerlendirmesi gerekir.
Ayakkabı Seçerken Kontrol Edilebilecek Noktalar
Ayağın gün içindeki hacmi değişebildiği için ayakkabı seçimi yalnızca etiket numarasına göre yapılmamalıdır. Parmakların konumu, topuğun sabitliği, üst yüzeydeki basınç ve yürürken oluşan sürtünme birlikte değerlendirilmelidir. Aşağıdaki ölçütler, baskıya bağlı iz ve cilt hasarı riskini azaltmaya yardımcı olabilir.
- Ayakkabı alışverişi, ayakların hafifçe genişlediği günün ilerleyen saatlerinde yapılmalıdır.
- En uzun parmak ile ayakkabının ucu arasında parmakların hareket etmesine izin veren yeterli boşluk bulunmalıdır.
- Ayağın üstünde derin çizgi bırakan bağcıklar gevşetilmeli ve basıncı eşit dağıtan bir bağlama yöntemi kullanılmalıdır.
- Sert dikişler, dar bantlar ve çıkıntılı iç yüzeyler satın almadan önce elle kontrol edilmelidir.
- Yeni ayakkabı ilk gün uzun süre giyilmemeli, kullanım süresi kademeli olarak artırılmalıdır.
- İki ayak arasında ölçü farkı varsa seçim daha büyük olan ayağa göre yapılmalıdır.
Cilt Yapısı Ve Sürtünmenin Etkisi
Hassas veya kuru ciltte hafif basınç bile daha görünür iz bırakabilir. Terleme ise ayakkabı içindeki nemi artırarak cildin yumuşamasına ve sürtünmeden daha kolay etkilenmesine neden olur. Kızarıklığın yanında yanma, soyulma, kaşıntı veya kötü koku bulunması durumunda tahrişin yanı sıra mantar gibi cilt sorunları da değerlendirilmelidir.
Ayağın belirli noktalarında kalınlaşmış deri görülmesi, basıncın uzun süredir aynı bölgede toplandığını gösterebilir. Böyle bir alana kesici aletle müdahale etmek, cildi derinden törpülemek ya da içeriği bilinmeyen ürünler sürmek yaralanma riskini artırır. Özellikle diyabeti, dolaşım bozukluğu veya his kaybı bulunan kişiler küçük bir tahrişi dahi yakından izlemelidir. Cilt bütünlüğü bozulduğunda enfeksiyon daha kolay gelişebilir.
Ne Zaman Podolog Değerlendirmesi Gerekir
Ayakkabı çıkarıldıktan sonra iz kısa sürede hafifliyor ve başka yakınma oluşturmuyorsa ayakkabının kalıbı, çorap lastiği ve kullanım süresi gözden geçirilebilir. Buna rağmen ayakkabı izi ayakta neden kalır sorusu sık sık gündeme geliyorsa, basıncın altında yatan ayak yapısı incelenmelidir. Basış farklılıkları, parmak deformiteleri, kemik çıkıntıları veya nasırlaşmış bölgeler yük dağılımını bozabilir.
İzin birkaç saat geçmemesi, giderek derinleşmesi, açık yara oluşturması ya da ağrı, uyuşma ve renk değişikliğiyle birlikte görülmesi podolog değerlendirmesini gerekli kılabilir. Podolog; cilt durumunu, tırnak çevresini, basınç bölgelerini ve kullanılan ayakkabının ayakla uyumunu inceler. Gerekli görüldüğünde kişi ilgili hekime yönlendirilir. Erken değerlendirme, sürekli baskının nasır, yara ve yürüme konforunda bozulma oluşturmasını önlemeye yardımcı olur.
Bir yanıt yazın