Diyabet Hastaları Ayakkabı Seçimi

Ayak çatlağı tedavisi Ankara
Posted by: admin Comments: 0

Diyabet hastaları ayakkabı seçimi yaparken yalnızca model, renk veya numaraya göre karar vermemelidir. Ayakkabının ayağa baskı uygulamaması, sürtünmeyi azaltması, parmaklara yeterli hareket alanı bırakması ve yürüyüş sırasında ayağı desteklemesi gerekir. Diyabete bağlı his kaybı bulunan kişiler, ayakkabının oluşturduğu küçük bir tahrişi veya yarayı erken dönemde fark edemeyebilir. Bu nedenle doğru ayakkabı seçimi; nasır, su toplaması, tırnak hasarı, cilt çatlağı ve diyabetik ayak yarası riskinin azaltılmasına yardımcı olur.

Diyabet Ayak Sağlığını Nasıl Etkiler?

Uzun süre yüksek seyreden kan şekeri, ayaklardaki sinirleri ve kan damarlarını etkileyebilir. Periferik nöropati adı verilen sinir hasarı; ağrı, sıcaklık, basınç ve temas duyusunun azalmasına yol açabilir. Kişi ayakkabısının ayağını sıktığını, tabanına yabancı bir cisim girdiğini veya cildinde yara oluştuğunu fark etmeyebilir.

Dolaşımın zayıflaması ise dokuların yeterli oksijen ve besin alamamasına neden olabilir. Bu durum küçük kesiklerin, çatlakların ve su toplamalarının daha geç iyileşmesine zemin hazırlar. Ayak yapısında şekil bozukluğu, parmakların üst üste binmesi, kemik çıkıntıları veya basış dengesizliği varsa ayakkabının belirli bölgelere uyguladığı basınç daha da artabilir.

Diyabet hastaları ayakkabı seçimi sırasında bu riskleri dikkate almalı, dışarıdan rahat görünen ancak ayağın belirli noktalarını sıkan modellerden kaçınmalıdır. Ağrı hissedilmemesi, ayakkabının uygun olduğu anlamına gelmez.

Doğru Ayakkabının Temel Özellikleri Nelerdir?

Ayakkabının burun bölümü, parmakların birbirine sıkışmadan hareket edebileceği kadar geniş olmalıdır. Sivri burunlu modeller, özellikle başparmak çıkıntısı, çekiç parmak veya tırnak problemi bulunan kişilerde basıncı artırabilir. Ayakkabının uzunluğu kadar genişliği ve iç yüksekliği de değerlendirilmelidir.

İç yüzeyde sert dikişler, kabarık etiketler, keskin kenarlar veya ayağa temas eden pürüzlü parçalar bulunmamalıdır. Küçük bir dikiş çıkıntısı bile gün boyunca aynı noktaya sürtünerek cilt bütünlüğünü bozabilir. Taban kısmı darbeyi azaltabilecek yapıda olmalı, ancak yürüyüş dengesini bozacak kadar yumuşak olmamalıdır.

Topuk yüksekliği mümkün olduğunca düşük ve dengeli seçilmelidir. Yüksek topuk, vücut ağırlığını ön ayağa aktararak parmak köklerinde basınç artışına neden olabilir. Ayakkabının bağcıklı, cırt cırtlı veya ayarlanabilir bantlı olması, gün içinde oluşabilecek hafif şişliklere göre genişliğin düzenlenmesini kolaylaştırır.Ankara Podolog Önerileri

Ayakkabı Denerken Nelere Dikkat Edilmelidir?

Diyabet hastaları ayakkabı seçimi için mağazaya gittiklerinde ayağın gün içindeki değişimini de hesaba katmalıdır. Ayaklar özellikle uzun süre ayakta kalındığında veya dolaşım sorunları bulunduğunda akşama doğru şişebilir. Bu nedenle ayakkabının günün ilerleyen saatlerinde denenmesi daha gerçekçi bir uyum değerlendirmesi sağlar.

  • Ayakkabı, günlük olarak kullanılacak çorapla birlikte denenmelidir.
  • En uzun parmak ile ayakkabının ucu arasında yaklaşık bir parmak genişliğinde boşluk bulunmalıdır.
  • Ayakkabının topuk bölümü yürürken ayağı sıkıştırmamalı veya yukarı aşağı hareket etmemelidir.
  • Parmaklar ayakkabı içinde kıvrılmadan ve üst yüzeye sürtünmeden hareket edebilmelidir.
  • Ayakkabının içi giyilmeden önce el ile kontrol edilerek taş, katlanmış tabanlık veya sert çıkıntı bulunmadığından emin olunmalıdır.
  • Yeni ayakkabı ilk gün uzun süre kullanılmamalı, kullanım süresi kademeli olarak artırılmalıdır.
  • Ayakkabı çıkarıldıktan sonra ayakta kızarıklık, su toplaması, ezilme veya renk değişikliği olup olmadığı incelenmelidir.

Çorap Ve Tabanlık Seçimi Nasıl Yapılmalıdır?

Ayakkabının uygunluğu kadar çorabın yapısı da cilt sağlığını etkiler. Sıkı lastikli çoraplar bilek çevresine baskı uygulayabilir ve iz bırakabilir. Kalın, kaba dikişler ise parmaklarda sürtünmeye neden olabilir. Terlemeyi uzaklaştıran, ayağı kuru tutan ve dikişleri belirgin olmayan çoraplar tercih edilmelidir.

Çoraplar her gün değiştirilmeli, nemli veya kirli çoraplarla yürümeye devam edilmemelidir. Açık renkli çoraplar, fark edilmeyen bir yara nedeniyle oluşabilecek kanama veya akıntının daha kolay görülmesini sağlayabilir. Çorap içinde katlanma oluştuğunda basınç belirli bir noktada yoğunlaşacağı için giyildikten sonra kumaşın düzgün durduğu kontrol edilmelidir.

Standart tabanlıklar her ayak yapısına uygun olmayabilir. Basınç dağılımı bozulmuş, ayak tabanında sürekli nasır gelişen veya geçmişte yara öyküsü bulunan kişilerde kişiye özel tabanlık gerekebilir. Tabanlığın amacı yalnızca yumuşaklık sağlamak değil, yükü riskli bölgelerden uzaklaştırarak daha dengeli dağıtmaktır. Hazır tabanlık kullanılırken ayakkabı iç hacminin daralmamasına dikkat edilmelidir.

Hangi Durumlarda Podolog Değerlendirmesi Gerekir?

Ayakta tekrarlayan nasır, renk değişikliği, uyuşma, yanma, karıncalanma, tırnak batması veya iyileşmeyen çatlak bulunması durumunda ayakkabı değişikliği tek başına yeterli olmayabilir. Bu belirtiler, basış bozukluğu, sinir hasarı, dolaşım problemi veya ayakkabı içindeki basınç dağılımıyla ilişkili olabilir.

Podolog değerlendirmesinde ayağın cilt yapısı, tırnakları, basınç noktaları, ayakkabı uyumu ve günlük bakım alışkanlıkları incelenebilir. Gerekli görüldüğünde kişi, ileri değerlendirme için ilgili hekime yönlendirilir. Özellikle daha önce diyabetik ayak yarası geçirmiş kişiler, yeni bir ayakkabıyı kullanmaya başlamadan önce uygunluk konusunda destek almalıdır.

Ayağın belirli bir bölgesinde ısrarla kızarıklık oluşması, ayakkabının o noktaya fazla baskı uyguladığını gösterebilir. Kızarıklık ayakkabı çıkarıldıktan kısa süre sonra geçmiyorsa, ciltte açılma varsa veya bölgede ısı artışı fark ediliyorsa ayakkabı kullanılmaya devam edilmemelidir. Küçük görünen bir tahrişin ilerlemesini beklemek yerine erken değerlendirme yapılması, daha kapsamlı ayak sorunlarının önlenmesine katkı sağlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

WhatsApp Destek